Koronavirüs

Koronavirüs, karantina ve ruh sağlığımız   

Koronavirüs salgınının ortaya çıkışının üzerinden yaklaşık 1 yıl 1 ay geçti. Türkiye’ye gelmesi ise 2020 Mart ayını buldu. Koronavirüsün bir anda dünyaya ve ülkemize yayılması ile bir anda okullar tatil oldu. Okulların kısa bir süre sonra açılacağı söylense de aradan geçen 3 haftalık sürecin ardından okullar uzaktan eğitime geçti. Koronavirüs, çalışma hayatında da benzer durumlar yaşattı. İş yerlerinin büyük bir kısmı da yine çalışmalarını uzaktan sürdürmek zorunda kaldı.

Koronavirüs

Koronavirüsün hızla yayılması ile karantina uygulamaları, izolasyon süreçleri ve sokağa çıkma yasakları uygulandı. Bunların uygulanmasıyla birlikte de evde kaldığımız dönemlerde ruh sağlığımız da büyük ölçüde olumsuz etkilendi. Böyle olması çok normaldi aslında.

Çünkü bir anda evlere kapandık, arkadaşlarımızla hatta ailelerimizle bile rahat rahat sohbet edemez hale geldik. Rahat alışveriş yapamayacak kadar korktuk ve sokağa çıkmaya cesaretinde bulunamayanlar da oldu. İlişkilerimize mesafe koymak zorunda kaldık. Dolayısıyla da Koronavirüs ile sosyal mesafe kavramı ortaya çıktı.

Karantina psikolojisi

Koronavirüs ile mücadele ettiğimiz bu dönemde özellikle 20 yaş altı ve 65 yaş üstüne uygulanan sokağa çıkma yasağı, onları psikolojik olarak çöküntüye uğrattı. Büyük bir kısım pandemi ile gittikçe yalnızlaştı.

20 yaş altındakiler ise okullarından, arkadaşlarından uzak kaldı. Hayatlarının en güzel dönemlerinde evde kapalı kalmak da onları büyük ölçüde yıprattı. Evde kalınan bu dönemde özellikle depresif kişiliğe sahip bireyler iyice yalnızlaştı. Ağır stres, kaygı ve umutsuzluk yaşadılar. Çoğunun ergenlik döneminde olması da adeta bu durumun tuzu biberi oldu. Ergenlikte olan bireyler kendilerini ailelerinin yanında huzuruz hissettiler.

Yalnızlaştılar  ve yalnızlaştıkça farklı arayışlara girdiler. Oldukça büyük bir kısmı interneti ve sosyal medyayı bir kaçış aracı olarak gördü. İnternetin fazla kullanımı ile ruh sağlığı daha da olumsuz etkilendi. Karantina ile uyku problemleri, anksiyete, depresyon gibi psikolojik rahatsızlıklar hızla artış gösterdi. Birçoğumuzda temizlik ile ilgili obsesif kompulsif bozukluk görüldü. Sürekli olarak el yıkama, dezenfektan kullanma gibi ihtiyaçlarının artmasıyla bunlar takıntı haline geldi.

Koronavirüs

65 yaş üstünde de benzer durumlar yaşandı. Zaten hayatlarının son döneminde olan bu yaş grubu bu zamanları güzel ve etkili geçirmek isteyecekleri bir dönemdeyken adeta dört duvarın içinde geçirmek zorunda kaldılar. Hayattan beklediklerini bulamayanlar bu dönemde daha da olumsuz etkilendiler. Bu yaş grubunda bulunan ve kronik rahatsızlığa sahip olan bireylerden virüse yakalananların büyük bir kısmı virüse yenik düştüler ve yaşamları son buldu.

Koronavirüs salgınının yaşandığı dönemde dikkat çeken şeylerden biri de evliliklerin artmasının yanında birçok evliliğin de boşanma ile son bulması. Boşanmaların temel sebepleri ise sürekli aynı ev içinde bulunma, eşlerin birbirine uyum sağlayamaması, maddi yetersizlikler ve aile içi şiddet olarak göze çarpmaktadır.

Karantina nasıl değerlendirilmeli?

Koronavirüs salgını ile, evde kalanlar psikolojik olarak yıpranmamak için online olarak da olsa arkadaşlarıyla, sevdikleriyle sürekli iletişim kurmalılar. Motivasyonlarını üst düzeyde tutmak için onlara iyi gelecek yeni hobiler edinerek vakitlerini iyi ve etkili geçirmeliler. Kitaplar okunmalı, dizi veya film izlenmeli. Evde de olsalar pandemiye karşı etkili önlemler almalılar. Kendilerine uygun olan uyku düzenine göre hareket etmeliler.

Koronavirüs

Sağlıklı beslenmeli ve spor yapmalılar. Planlı, programlı olmalılar. Yaşanılan stresin farkında olunmalı, stres kabullenmeli ve olumsuz stresi de olumlu hale getirilmeliyiz. Kendilerini geliştirecek aktivitelerde bulunmalılar. Online olarak gerçekleşen etkinliklere katılarak vakitlerini güzel bir biçimde değerlendirebilirler.

Bu gibi etkinlikler, aktiviteler yapılarak karantinada geçen zaman verimli hale getirilebilir. Evlerde kaldığımız bu dönemde yapabileceğimiz en önemli şey psikolojik destek olabilir. Psikolojik destek almaktan korkmamalı, çekinmemeliyiz. Bunu yapabilirsek Koronavirüs sonucu oluşan problemlerden biraz olsun uzaklaşabiliriz. Hatta sadece bu pandemi döneminde değil, gelecekte de rahat bir yaşam sürebiliriz.

Karantina dışında olanlar

20 yaş altı ve 65 yaş üstü dışında olan yaş grubu ve sağlık çalışanları, ailelerine bu virüsü bulaştırmaktan çekiniyorlardı. Evlerinde ayrı bir odada kalanlar hatta sağlık çalışanlarından evlerine gelemeyenler oldu.

Bunları yapmakta çok haklıydılar. Virüsü kendileri bulaştırmaları, ailelerinden birinin kaybına sebep olacak sonra da büyük üzüntü yaşayacaklardı. Bunun yanında da büyük bir vicdan azabı çekeceklerdi. Koronavirüse yakalananlarda ekstra korkular oluştu. Virüse tekrar yakalanma gibi…

Koronavirüs

Koronavirüs belki bir gün bitecek ama bizler eskisi gibi rahat, huzurlu, mutlu, cesaretli olabilecek miyiz?  İkili ilişkilerimizde ya da sağlıkta, temizlikte ne kadar dikkatli olacağız,  gelecekte hastalıklara karşı ne gibi önlemler alacağız? Bu ve bunun gibi sorular büyük merak uyandırıyor. Koronavirüs ile de gördük ki beden sağlığı kadar ruh sağlığımız da oldukça değerli. Biz de ruh sağlığımızı korumak için etkili önlemler almalı, bize fayda sağlayacak aktivitelerde bulunmalı, bizi iyi hissettirecek şeyleri yapmalıyız.

Total
0
Shares
1 comment
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Previous Article
d6

Son fragman ile Disgaea 6: Defiance of Destiny

Next Article
Paratoner

Paratoner nedir?